Babama....

16 Haziran 2016 Perşembe

Ömür Uzatma Kahvehanesi



İstanbul üzerinde
Çengel'den Beşiktaş'a
Uzanıyor gökyüzünü örten
Kalın beyaz bulutlar,
Yorganlar...

Sanmaki sadece bir şehir
Sarmalanmış altında
Çıplak tenler,sevgiden kurak
Üşüyorlar
Birbirlerinden habersiz

İki köprü iki hayat
Yolları kesişene kadar
Çok sular aktı altlarından
Dokundukları
Bir zamanların güzellikleri
Sadece birer hatıra bıraktı
Gerisi anı defterinde solmuş birer yazı

Karanfillerle örtüldü geçmiş
Geleceğe uzanan
Ellerden önce, adımlardır
(Durmak istemezsen eğer , zamana inat)
Yeni bir öyküyü yazan

Hep dizler, bacaklar dokunur önce
Yadırganır unutulur gider
Çıplak eller kadar utangaç değil onlar
Üzerlerine giydikleri
Kumaş parçalarında gizli hikayeler

 Saçlarına ak düşmüş bununkinin
Sayfaları sararmış
Kıyısına köşesine notlar alınmış
Bazen kafiyeli, bazense yalın ve düz
Yamalı
Yazılıp, okunacak en güzel adres
İlk başlandığı tarihiyle iç kapakta yazılı
Nişantaşı
Ömür uzatma kahvehanesi
 

2 Haziran 2016 Perşembe

Dar ağacı

 
 
20??-
 
Yorgunum
Önümdeki tüm yollar puslu

Seçtiğim,beni huzura götürecek olan mı?
Yoksa
Sonunda sessiz bir çığlığın olduğu
Bilindik boşluk mu?

Hiç bitmeyen bir düşüş benimkisi
Karabasanlardaki gibi

Uyandığımda mı ?
Uyanmadığımda mı ?
Sallanacak dar ağacında bedenim
 
 

1 Haziran 2016 Çarşamba

Değersiz



09/02/16 15:35

Bir gün gideceksin değil mi
Tıpkı diğerlerinde de olduğu gibi
Sonsuz acıların insanı
Kaç kez geldim kim bilir bu dünyaya

 Hep sonunda zamanı gelmeden
Kimi zaman ipin ucunda sallanan
Kimi zaman kırmızılara boyanmış
Kimi zaman ise yerde yatan bir bedenle
Terk ettim buraları

Yüklendiğim tüm günahlarla
Bir daha doğdum
Gene öldüm
Biraz daha fazlasıyla 
Yeniden doğmak için

 Hiç değişmedi hikayem
Değişemezdi de
Alın yazısı değil
Benim kendi çizdiğim yol buydu
Karma- karışık

 Herkes ağlasın
Herkes üzülsün
Bir türlü bilemediğim
Varsa bilmek istediğim
Değerimi görebilmek için
Hep son bir kez için...