2 Eylül 2009
Astronomik saatin altında
Prag’da
Senin adını sayıklıyorum
Sen yoksun
Bir gün geç kutlayacağım
Bir gün geç kucaklayacağım seni
Zira benim gibi aceleciydin sen de
Astronomik saatin altında
Prag’da
Saniyeleri sayıyorum
Dostlarla ırakta
Adına şarkılar uyduruyoruz
Şen şakrak
Sen de belki bana sesleniyorsun
Çapa’da
Saniyeler, dakikalar, saatler geçti gitti
Yılları da gösteriyor mu?
Fallarda, burçlarda olduğu gibi
Bizi neyin beklediğini
O Prag’daki Astronomik saat
Alın yazımız mı yazılı orada?
Yoksa senin dünyanın kapıları mı gizli?
Bir dahaki sefere
Oraya mı uğrasak
Yelkovanla akrebin birbirine
kavuştukları 2 Eylül de
Bir sihir olur ya
Senin bildiğin bana söylemediğin
Kül kedisinin kabaktan at arabası
Alır götürür bizi senin mürekkepten dünyana
Ne koyardın adımı?
Ne olurdu dünyamızın adı?
Nasıl güçlerim olurdu?
Anlatsana
Çılgın baban olarak şimdiden anılarında mıyım?
Ben, içimdeki çocuk
Hiç büyümesin istedim
Sana eşlik etse olur mu dersin?
Hep çocuklar gibi sevineceğimiz, eğleneceğimiz?
Bir dünya olur mu?
O Astronomik saatin altında?
???
2 Eylül’ de
Üflediğin her bir fazla mum için
Ak düşmüş saçlarıma inat
Biraz daha gençleşeceğim
Ben senin
Büyümek istemeyen
Belki de
Büyüyemeyen babanım
Kalemin kırılana kadar,
Mürekkebin bitip
Tükenmeyeceğini sandığımız
Herşey tükenene kadar
YAZ
Seni ölesiye sevdiğimi!
İyi ki doğdun Kızım
İyi ki varsın
Ben şiirlerde anlatayım seni
Sen de yazılarında beni
Belleğimdeki iz
