Babama....

22 Aralık 2019 Pazar

Deli

22.12.2012  19:56

Ey ahali
Aranızda tanıyanınız var mıdır şu deliyi ?
Gel zaman git zaman
Gene çıktı ortaya
Bi haberdik oysa ondan 
Yer yarılmış kaybolmuştu ortadan

Ben anlatıverimde 
Siz duymamış olun benden

Böyle tanımadık onu ilkin,
Neşe doluydu
Gözleri yeşil gülerdi için için

Daha çocuktu
Gençliğine vurduğunda zincirleri
Akranları koşarken delicesine

Gideceğini söylediler ona 
pederinin
Zamanı bilemediler
Bekleyeceksin dediler

Azrailin orağının nabzını tuttu
Her rüzgar uğultusu
Onun da canını aldı sanki

Gecelerde 
Bitmeyen ızdırabın 
Uykuyu delip geçen haykırışları
Artık dinlediği şarkılardaydı
Nefretin ve acının boğazda düğümlenişini
mırıldanıp durdu

Orağın savrulduğu günün senesinde
Gelip gider böyle
Bir demet çicek elinde
Kollarını açıp 
Gitme dercesine
Bekler durur
Ne gelen olur, ne giden

Ölenle ölünmez deme
Yaşayınca bilirsin ve beklersin...
Sonunda delirirsin be...

31 Ekim 2019 Perşembe

Dost

Zaman geçiyor dostum
Kelimeler, cümleler değişse de
Ana fikri aynı bu yazılan kompozisyonun
Okuyan edebiyat hocasının 
Mütekerrir olduğu için sıfır vereciği kağıt

Oysa saçımız, sakalımız ağırmış

Mekan, tarih değişti 
Sohbet aynı sofrada 
Zaman olduğu yerde kalmış sanki
Hayat böyle birşey 
tekerrür eder 

Gene de müteşekürüm
Boş ya da dolu olmuş 
Her oturduğum masada sen varsın 
Tadından yenmez muhabbetinin

Cahit Sıkkı’ yı dava ettim
Yolun yarısı 35 diye
Biz yeni başladık hayata
50’liğe dayanırken

Tüm dertleri hallettik 
Dizlerimizin bağı çözülmüş 
Yeni güne akarken

Yarın uyandığımızda 
Yarın bittiğinde
Yarın dün gibi tekerrür ettiğinde
Biz
Gene buluşup
Çözüceğiz 

Herşeyi 
Bir süreliğine 





27 Ekim 2019 Pazar

Babasının Oğlu / Vaters Sohn



23 oldu 
Kaça kadar sayayım daha ?
Duyamıyorum mırıldanışını 
“aman durma” deyişini

Sesini özledim 
Kokuna hasretim 
Söylesene 
Sen ölmedin değil mi ? 

Hissediyorum!
Baksana fotoğraflara,
Sevgin fışkırıyor  

Bitap düşmüş 
Babasının oğlu 
Şu resimlerle kaç kez avuttu kendini 

Seni takip ediyorum 
Seneleri saya saya 
Seni takip ediyorum 

Biliyorsun degil mi? 

Yürüdüğün yollara geri dönüyorum 
Seni tazeliyorum 
Tüm anıları bir film gibi seyrediyorum

Marmaris Turban 
Bağdat caddesi "İkiler" , ah "Şiribom" ah 
Londra , Almanya 
Sonun başlangıcında
Çoçuktum daha 
“Baba, baba Singapur’dan ne getirdin bana ?  “ 

Ölümü !

Geride kalıyorsun, yavaş yavaş yürürken bastonunla

Geride kalma! 
(Son soluğun Marmara da ! )

Lütfen geride kalma 
Unutuyorum 
Belki de unutmuyorum 
Sadece çok korkuyorum 
Unutucağım diye 
Yoksa
Sen de benim bildiğimi biliyorsun değil mi baba ?!

Sen hiç ölmedin!




**********************      **********************      *********************       *******************

23
Bis wann soll ich zählen noch ?
Ich kann dein murmeln nicht hören
"Hör bitte nicht auf!"

Ich vermisse deine Stimme
Sehnsucht nach dein Geruch
Sag mir,
Du bist doch nicht tot, oder?

Ich fühle es!
Schaue doch die Fotos an,
Deine Liebe sprudelt

Gefallen
Vaters Sohn
Wie oft hat er sich mit diesen Bilder getröstet?

Ich folge dir
Jahr für Jahr
Folge ich dir

Du weisst es oder ?

Ich gehe zurück zu dem Weg, 
den du gegangen bist
Erfrische die Erinnerungen von dir
Wie ein Film

Marmaris "Turban"
Das Restaurant am Bagdad Straße 
London, Deutschland

Am Anfang des Endes
War ich doch nur ein Kind.
„Papa, Papa, was hast du mir aus Singapur mitgebracht?  "

Sein Tod!

Du bleibst hinten
Als du langsam gehts 
Mit deinem Spazierstock
Bleib nicht zurück!
(Dein letzter Atemzug bei mir!)

Bitte bleib doch nicht zurück
Ich vergesse
Vielleicht doch nicht 
Nur habe ich so viel Angst
Als ob ich es vergessen würde

Jedoch
weißt du was ich weiß, Papa ?!

Du bist nie gestorben!



1 Eylül 2019 Pazar

Babasının kızı

Sen erken, ben geç geldim 
Bir gün eksik yaşadım seni 
Şimdi kaç oldu kim bilir ? 

Her ayrılık hep hüzün demek değil di mi ? 
Ufak bir teselli arayışı içinde sözcüklerim!

Anılar 
Anılar gem vuruyor 
Topak, topak duran damlacıklara 
Göz pınarımın kenarında

Bazen de akıp gidiyor 
Severim zaten ağlamayı 
Hem de hüngür hüngür 
Bak 
Sen iste, senle de 
Baba-kız 
Tüm duyguları yaşayalım doyasıya 

Bir salıncaktayız bir an seninle 
Rüzgar ikimizin adını fısıldıyor 
Duyuyor musun ? 
Sen oralı bile değilsin 
Bağırıyorsun
“Hadi baba “ 
Hoppala havaya !
Dur kız nereye gidiyorsun ?
Bulutlara mı dokunacaksın ne ? 
Çılgın mısın ? 

“Babasının kızı” derler ya 

Öyle içimdesin ki 
Benimsin 
Seninim

Nice senelere




3 Ağustos 2019 Cumartesi

Gurbet


03/08/19 18:30

Terman’a

Ah be dostum
Kaç kez kafa yorduk 
Kaç bira patates yaptık 
Toplanıp 
Son güncellemeleri yükledik 
Son sürümü yüklermişçesine Almanya’nın beyinlerimize

Yolumuz gurbete değil miydi?  
Neydi bu acele 

Eyaletler arası raptiyeler uçuştu 
Bir dart turnuvası gibi
En iyi atışlarımızı yapıp
Nefeslerimizi tuttuk 

Eteklerimiz mi tutuşmadı ?
Beşiktaş’ ta !
Ben son vapuru yakalamadan Çengelköy’e 
Daha metro yoktu senin Kağıthane’ye

Yolumuz gurbete değil miydi?  
Neydi bu acele 

Daha dün gibi 
Uçuşan küfürler telefonda 
Daha yeni adım atmışız gurbete
Tokat gibi vuruyor 
Burokrasiden tut
Gurbetin a’ sından  z’sine herşey 
Dişlerimiz gıcırdıyor geceleri 
“Az kaldı dayan” diye diye 
Ben düzlüğe 
Sen yokuşa sürüklendin 

Yolumuz gurbete değil miydi?  
Neydi bu acele 

Memleket tütüyor burnunda
Benimse yerim yurdum yok 
Yollar ayrıldı sonunda 
Belki bir gün uzakta 
Ufukta ...



10 Mayıs 2019 Cuma

Beliz

Bitmek bilmiyor 
Bu hasret, bu yol 
Her kederli günümde sen olsan ya 
Bulutların ardından süzülen 

Okul günlerinde kara tahtanın köşesine 
Kaç isim yazdım 
Konuşan, uslanmayan, muziplik yapan 
Kimbilir kaç kez de yazıldım 

İlk kez o gece rastladım ismine 
Kırık, dökük şiirlerime yakışmayacak kadar güzel 
Tekrar, tekrar söylememek için kendimi tutacak kadar özel 
Belliğim bir köşesinde saklanmışsın, bir haberim 
Şimdi
hayatımın her satır arasında gizlisin 







16 Şubat 2019 Cumartesi

Burada da...

Bugün sana uğradım , yoktun 
Hep buluştuğumuz yerde 
Aynı  tarihte
İçim sıkkındı biraz be kardeşim 
Ne olurdu da bu sefer ekmeseydin ? 

Yazdıklarım elbet yaşanacaktı bir gün
Ve hep söylendiği gibi 
Beklendiğinden erken olur değil mi ?
Ne yazık

Gözümüzde büyüttüğümüz yılları
Şimdi geri verseler 

Baktığım aynalarda bir türlü yaşlanmadım  
Yoksa 
Sen miydin ? 
Bana seslenen
Seni yarı yolda bırakan da ben

Bildik değil 
Şu mırıldandığın yanık türkü
bir o kadar tanıdık  
ama bir o kadar da...

Burda kelimeler kifayetsiz
Burda sevgi...

Bir gün daha ordasın 
Bir mum daha üfledin 
Hem kendin hem benim için

Orda daha 
Doya doya
Sevdiklerinle 

Burada da 

Bekleyenlerin ....