Babama....

24 Mart 2016 Perşembe

Yolun Yarısı - (İyi ki doğdun)



Baksana yolun yarısına gelmişim
Az oturup soluklansam
Yoruldum
Oturuversem dizine
Küçük bir çocuk gibi sevsen yanağımı
Teselli işte
(Bu sene de, hediyem yine bu olsun )

Gideceğini biliyorum ya
Gidipte dönmiyeceğini
Anılar siliniyor,kahretsin
Kaç kez sarılmıştım ki boynuna
Hatırlamıyorum işte

Seni benden bir kez almadı ki
Her gün ve her an
Biraz daha buğulu geçmiş
İçim yanıyor anlıyorsun değil mi ?
Her gün zor geliyor bana
.... seni gömmek
(Tek kederim sen ol yine , bu sene de)

10 Mart 2016 Perşembe

Karalama

09/03/16 19:55 - 10/03/16 10:05 

Hep bir,iki sayfa öndeydim
Anlatandan,anlatılandan 
Yazdıklarım güzel olmalıydı
Ahenkli bir o kadar da kederli

İnsanlar okurken en az bir kere ölmeliydi
Sonra derin, buruk bir nefes alıp
Gözyaşlarını silerken kollarına
Özlemeliydiler tenlerinde
Yanlarında duran
O anda olmayan
Belki de hiç olmayacakların dokunuşlarını

El yazım karmaşık, hafif de yatık
Nehire,kıyısından sarkan bir ağaç gibi
Yaslanıp, uzanıyorum hayata
Çekip gitse
Düşeceğimi biliyorum
Ve boğulacağımı da
İronik bir şekilde
İçinde

Bir umutla, umursamadan hala ordayım
Yazıyorum 
 
Dedim ya hep az öndeydiler diye
Yalan
 Fersah,fersah ilerde
Bugünü yaşamayı unuturmuşçasına
İşleniyor senaryolar kafamda
Bir gelecek varken, üzülebileceğim
Nasıl hisseder ki insan
Kurguladığı onlarca geleceğin
Yakılıp, yıkıldığını seyrederken

Siliyorum işte şimdi
Geleceğimi
Umutlarımı
Düşlerimi
Yazdıklarımı

O defterin beyaz yeni dokunulmamışlık kokan
Sayfaları
Ne temiz, ne beyaz , ne de dokunulmamışlar
Artık

Korkuyorum kendimden
Kendimi avutabilmekten
Silineni tekrar okunmak için
Kurşun tozu döküp üflemekten 

O kadar güzeldiydiler ki

Yırtıp atamazsın
Bütünlüğü bozulur
Yeni baştan yazamazsın
Kandırmaca olur
Bir defterin var
Bir Hayatın
Mecbursun
Üstüne çizip ,yazmaya
 
Aslında
Karalamaya



9 Mart 2016 Çarşamba

Sobe

09/03/16 14:12-16:13

İçine dön
Yürüdüğün yol zihnin olsun 
Kafanın içindeki yarıklar
Yaratık onlar, seni yiyip bitiren
Şeytanları gizliyorlar

 Sadece sen ol
İki kişilik yalnızlıktan çok
Var olmayan gerçekliği kanıksatan
Enjekte edilmiş yapay huzuru yaratan
Vicdanınla, düşlerle savaş

 Ufacık bir taş at
Sessizliği sakinliği resmeden
O pastoral Monet tablosu gibi su
Çarpık Picasso 'lara dönüşsün
Dalgalansın
Kıyıları, karayı , kayaları
Duranı dövsün
Yıksın

 Yürüyüşün burada bitsin
Buradan başlasın
Yıkıntılara seslen
Sadece senlesin
Ölümü sobeleyeceğin yerdesin

Kendin ol -öl
Yalnız ol -öl
Sobe




4 Mart 2016 Cuma

Vahşi Batı



04/03/2016 12:20-1333

..kılıçlar çekildi
Beldeki altı patlarlardan
Bitmiş ruhlar tütüyor
Barut kokan parmaklara bulanıyor

Keskin darbelerle inip kalkıyor
İnandığı adaletin ucundan damlıyor
Koyu kırmızı, bozulmuş kan
Umrunda değil kimsenin
Ayaklar altında çiğnenip
Toprağa bulanırken 

Yakasında parlayan yıldızla
Teşrif etti şerif
Meydana kurulmuş idam sehpasına
Götürüyor yeşil donuk bakışlı adamı

Rüzgarın saçlarında dolandığı 
Calamity Jane
Eli belinde, ayağında çizmesi 
Adamın ayaklarının altında duracak
Sandalyeyi yokluyor
Tatlı bir tebessüm yüzünde

İpin ucunda sallanacak olan
ben değilim
Sadece intikam
Taşıyamaz ellerinin ördüğü ilmik 


Huzur bulan ise 
Ne sen,
Ne ben, 
Ne de geçmiş 

Olup biteni 
Köşeden seyreden bir çift göz
Sessiz ve açı içinde
Kayboluyor pencere pervazının gölgesinde