Babama....

24 Aralık 2024 Salı

Heaven Shall Burn

24.12.2024 20:13-21:32

Hand am Hand gingen sie durch die Gasse

Es duftete noch nach Liebe,  

Lebkuchen und Glühwein wie aus Omas Rezeptbuch

Ein Ehepaar, Eine Familie , 

Patchwork sollte es doch alles sein

Und viel mehr 


Doch der Geist aus Columbine zieht umher

Wie es auch nennen mag, 

Groll , malice, erschütternd 

Wie eine Kugel rollt das Böse auf der Straße 

Menschen werden geschleudert wie Kegel  

Wieder ein Strike für die Boshaftigkeit

Die auf der Erde lauert


Die Welt ist Krank ! 

Kriege für Religion, für Ideen, Gier und Macht 

Attentate die nicht aufhören 

zerstören alles woran wir glauben , woran wir uns halten 

Wir sind gebrochen


Wo bis du jetzt ? 

Wer trägt die Schuld ? 

Die Gerechtigkeit 

ist ein Tropfen auf den heißen Stein  

Sie sind verloren 

Für immer 


Fege die Feuer aus der Hölle hervor!

Lass sie überspringen auf uns 

Der Himmel soll brennen 

Damit wir auferstehen aus der Asche 

Wie ein Phönix 


Wirst du die Sonne noch mal scheinen lassen ?




15 Aralık 2024 Pazar

Atışma III - Alaşağı et…

5.11 22:13

Öyle resim dersindeki gibi

boyamakla olmaz gökyüzü mavi,güneş sarı 

Martılarda kanat çırpar elbet 

Hali vakti yerinde hayatın aldatmacasında


Oldu olacak bir vapur çiz 

Adı Mehmet Akif Ersoy olsun 

Daha yasaklanmamış içmesi bizim meletin

Yalandan mavi olan gökyüzü

Griye boyanıyor nefesimizle


Pervanenin beyaz baloncuklarında boğuluyoruz

Boğuyor bizi bu hayat 

Israrla direniyoruz 

Niyesini anlamadan

Niyetimizi bilmeden


Sal kardeşim dedim 

Yakıp, yıkıp, geçtin

Kaptana yakışır şekilde 

Geminle battın ! 

Efes harabeleri gibi 

Ardımızda hiçlik 


Bomonti’den salınıyoruz 

Mezaramız Dikilitaş a 

Çarşı da yankılanıyor naralarımız

“ Ey gidi kahbe hayat , ne istersin bizden! “


Bir zeybek oynasak ya senle 

Eski günlerin hatırına 

Közde kahve içer ayılırız sonrasında 


Ayak sürüme, yürü

Vur yumruğunu , kır kalemi

Alaşağı et 

Yazdıklarımı…. 






7 Kasım 2024 Perşembe

Sessizliğimiz

7.10.2024 19:57-20:39


Ne sen beni taşıyabildin

Ne de ben seni 

17 sene geçmişti üzerinden

Taşa, toprağa, ağaca yazılmış ağıtım

Kim okudu ardımızdan, bilmiyorum 


Birer silah arkadaşı gibi 

İsimsiz mezarlara gömdüler, 

Bizden kalanları. 

Bedenimizden çok anılarımız yer etti 

Filizlenmek için uzandığımız yerden 


Söylesene yazık oldu değil mi ?

Neye karşı savaştığımızı bilmeden,

Yitip gitmemiz 


Hayat mıydı tutunduğumuz ?

Ölüm müydü karşı koyduğumuz ? 

Ciğerlerimizden çekilirken soluğumuz 

Dalgalar mı çok yüksekti biz boğulurken ? 

Güneş mi çok yakın yanarken ?

Sonunda ölümün soğuğu işlemiş 

Şu musalla taşına 

Bizi “iyi bilirdik” diye uğurlarlarken karşılarında


Son hatırımda sevdiklerimin 

Resimleri sesleri 

Sonunda sessizlik 

Senin benim herkesin 


Derin, derin 

Kazınmışız 

Ardımızdakilerin zihnine 

Birer Beliziz 


(Gönülmeye ihtiyacımız yok bizim )