Babama....

26 Kasım 2017 Pazar

Wenn dein Atem Nicht nur Luft ist

14/07/17 06:45 - 16/07/17 16:20 - 25/11/2017 20:29

Zeit ist gekommen 
Und das Leben 
Wartet nicht auf deinem Wunsch
Es tickt weiter
Wie der Puls in deiner Ader 
Bis zum Schluss

Zieh es in dir 
Den letzten Atemzug 
Bevor du gehst

Hättest du je gedacht ,
Dass es so schwer wäre
Um dich selbst zu vergewissern
Den aller letzten Schritt 
Zu gehen

Trinke doch deine Tränen 
Und schöpfe Kraft
Warte nur noch ein paar Sekunden
Bald merkst du den Unterschied
Wie wundervoll ist
Wenn dein Atem 
Nicht nur Luft ist 

7 Kasım 2017 Salı

Ben seni izlerim/ hadi göm artık beni

"Sessizliğin 10.senesi"

19/9/17 08:07 gökyüzü
21/09/17 dresden  18:53
21/10/2017 01:03 lisbon


Ardımda bıraktığım yollar
Daha dün gibi hatırımda 
Loş bir sokak ışığının altında 
İçimdeki en derin karanlığın can bulduğu anı
Bir fotoğraf karesinde saklamıştım

O gün 
Deklanşöre basarken  
Son mısraları yazılıyordu "sessizliğin"
Ve zihnimde bundan daha güzelini canlandıramazdım
Bir ölümün , bir gidişin 

Bugün de

Toprağın kokusu sabahın serinliğine karışıyor 
Yapraklarda gecenin getirdiği hüznün gözyaşları 
Baksana kan kırmızısı şakıyor kuşlar
Bir daha hiç doğmayacak güneşe atfen 

Çıplak ayaklarım 
Beni eziyor, Yeşili 
Çiğ düşmüş ruhuma bihaberim
Gecenin bulutsuz gökyüzünden , 
Kayan yıldızların dilekleri mi 
Huzurum olacaktı ?  

Bir hüznüm var 
Yazmakla bitiremediğim 
Sonunda yazarkende 
Benim biteceğim  

Çok ama çok üşüyorum 
Dişlerim takırdıyor 
Şimdi okuduklarını mırıldanırken

"Ben, yaşarken yokoldum 
Hiç birşey dindirmedi içimdekini 
Elle tutulur ölüm dü 
Çocukluğumdan bana yadigar " 

Kurşun kalemim 
Varoluşumun yokluğu için kıpırdanıyor
Hiçliğimin tanımı
Yazdığım satırlarda saklı 

İki kelimenin arasına gizlediğim
O hiç çizemediğim bahçeyi
Sen anlatsana ardımdakilere 
O  pastoral tabloyu zihnimdeki
(Senin benim kadar bildiğin)
Hep anlattığım 
Ama kimsenin anlam veremediği

Belki senin bile

Ufaktaki ağaçta 
Kimisinin dileği
Kimisinin düşleri
Kimisinin kimbilir neyi  

Benimse bedenim asılı

(Sıra bu kez sende )

Yavaşça gevşet boynumdaki ilmiği
Omuz verirken ayaklarımdan
Gökyüzündeki bulutlardan hafif bedenim 
Yüreğimdeki o ağırlık yok artık 

(Hadi göm artık beni ) 

Ben seni ( yine)  izlerim 



6 Kasım 2017 Pazartesi

Hey Yolcu

Von "Wood" zu "Dude"

Hey Yolcu 
Tanıdık geliyor siman 
Tanışıyor muyuz ? 

Konuşan sözler değil şimdi
Bi 45' lik dönüyor plak çalarda 
Hayat tüm hızıyla günleri deviriyor
Tek sen kalacaksın sonunda 
Sessizce "fade out" ederken
Bu hikayeyi de 

Dönüp durduğumuz kürkçü dükkanı
Kepenklerini indirdi
Sahilde yeşeren yegane ağaç
Bizim hikayelerimizde gizli
Geceleri dalgalandırdığımız deniz
Sabah çarşaf gibi 
Suskun sessiz

Biz de 
Biraz soluklandık 
Bakıştık 
Hayat bize 
Bizse farklı hayatlara
Durulduk

Duvardaki saat hiç durmadan 
Geride kalan anıların kapılarına tıklıyor 
Kapı arasından bakıp 
Kayboluyorlar peşisıra
Yakında bitecekler
Belki bir zaman 
Tek tük akla gelecekler
Herşey eskisi gibi değil 
Ama herkes eskisi gibi olduğunda  

Sıra yenilerine geldi 
Bu yolculuk da onun için  
YAMAN seveceğin/SEVİLeceğin hayatın 
Çaldığın müzik gibi canlı
Disko topun gibi ışıl ışıl olması dileğiyle
Yolun açık olsun


27 Ekim 2017 Cuma

21 sene

21/10/2017 22:50 ile 22/10/2017 18:28 Lizbon


21 sene mi geçmesi gerekliydi ?


Karşında masaya geçip 

Konuşasım geldi seninle

Şöyle erkek erkeğe karşılıklı

Mavilerle yeşillerin birbirini tarttığı 


Masaya vurasım var baba!

Eee yeter artık diyesim var !

Kendine gel !

Şafak vakti gibi aydınlık demek 

değil misin sen Taner?


Neydi alıp veremediğin hayatla

Hiç mi düşünmedin 

Sürüklenirken mavilerinle boşluğa

Yeşillerin seni takip ettiğini


Hiç vaktimiz olmadı ki 

Benim büyüyecek 

Senin beni dinleyecek 

Birbirimize yaşamayı sevmeyi öğretecek


Çaresizliğin kederi

Kederin nefreti

Nefretin karamsalığı getirdi


Yaşadığını unuttun 

Yedin bitirdin kendini, belki de bizi 

Tükendin, tükendik

Sen toprağa 

Biz karanlığa gömüldük 


O kadar kızasım var ki sana

Ama 

Kızamam ki  

Şimdi sarılsam sana 

İyileşir miyiz geri?


Sever misin hayatı 

Deli dolu 

Tıpkı bir çocuk gibi 


(Çok geç değil mi ?

Güzel uyu )

2 Eylül 2017 Cumartesi

Gelecek yazılı geçmişin mürekkebinde

13/05/2013 00:02

Ellerin,
Minicikti

Değil ellerini,tüm bedenini sığdırabilirdim
Yüreğime
Miniciktin
Olmadı

Zamanı kovaladım ama yetişemedim
Şimdi yüreğim ellerinin arasında

Sıkıştırıyorsun değil mi ??
ben geldiğimde aklına

Biliyorum
Çünkü göğsümdeki bu dayanılmaz acı
Uykularımdan uyandıyor beni her gece

Her gece seninle beraber uyuyorum
Bir rüyasın sen ve bir kabus ayrılık
bir rüya…bir kabus... ardı ardına
Çılgınca dönüyoruz yatakta,
Çünkü sen bensin
Ve ben sen

Ama ayrıyız işte
Zamana inat büyümesen olmaz mı?
Benimle büyüsen
Birlikte…bekle…

9 Temmuz 2017 Pazar

Yanındayım sonunda 25/03/∞0 - 09.07.3∞


.... 2015- 05/08/2016 - 09/07/2017 23:09

https://www.youtube.com/watch?v=9uRZZvJGd0Y

Tınılar vardır ya ?
Yaşanmışlığa seni mıhlayan
Ardından olduğun yerden söküp koparan
Tıpkı fırtınanın ağaca çizdiği kader gibi

Bir kez duydum !

Dinledim
Dilendim
Diledim
Bitmek bilmeyen acılarının dinmesini
Ama en çok 
Seni
Tekrar ve tekrar
Bana sarılabilen seni

Oysa ki 

Sadece anılarımda
Tatilimizdeki
Denizden esen meltemin kokusu
Güneşin tendeki tatlı sıcaklığı
Okşamıyor artık ruhumu


Çok oldu o küçük çocuk öleli 

Muktedir değil mi bu zihin ?
Yok mu hükmü ?
Beni siyahlara çalan yüreğimin üstünde

" Ne yazık ki ! "


Ben o karanlığa hep mahkumum
Senin o hayat sevgin tükenirken
Benden de alıp götürdü
 Hayatı sevebilmeyi unuttum
Hayatın beni nasıl sevebileceğini de

Çok oldu o küçük çocuk öleli

O tını 

Tanımsız 
Onunla Odana son kez koşarak giren ayak seslerinin patırtısı
Yüreğininki olsaydı ya 
Olmadı 
Susan sen oldun sadece  

Ve
O tarifsiz hüznün sesi 
Uğulduyor halen kulaklarımda
Çağırıyor beni
Uzaklaştıkça hırçınlaşan
Yaklaştıkça dinginleşen
Sonuna vardığımda
Huzur bulacağımı bildiğim yola

Gördüğüm tanıdık yüzler
Kimisi ağlayan, kimisi gülen

Ben, beni seyredebiliyorsam eğer
Sanırım
Son sözü susmakmış

Benim de yüreğimin
Şimdi doğum gününde
Yanında
Sonunda

29 Haziran 2017 Perşembe

Gün Işımadan Ayrıl

30/05/2017 - 29/06/2017
 
"A.H ' den ayrılma"
 
Aynıdır 
Bir "Merhaba" ile başlar 
"Güle güle " ile sonlanır
Konuşmalar, düşler , hayatlar
İki noktanın
İki virgülün
 Arasına sığdırdıkların 
Kimi zaman bir şiir , bazen biraz öykü 
Bir bakarsın bir roman olur 
Yaşadıklarını yazar
Sen yazdıklarınla yaşarsın 

Bir öykü kitabı bizimkisi
Farklı farklı hikayelerin olduğu
Hikaye deyip de geçemeyeceğin
Bir zaman güldüğüm, güldürdüğüm 
Kızdığım, kızdırdığım 
Sonunda da yüreğimi dağladığım 
Yaşanmışlıklarla düşüp kalktım 
Kalkmayı öğrendim

Artık 
Sadece şiirler ile değil 
Biraz da sarılarak 
Anlatmak istediklerim var 
Hiç yapmadığım gibi
Gurbete gitmeden önce 
 
Zamanı geldi ayrılığın 
Her zaman olduğu gibi
Hiç kimse olmadan 
Gidip geleceğim 
Gün ışımadan 
Seslerin sessizliğinde 
( izlerimiz ardımızda sadece)
Güle güle 

22 Mart 2017 Çarşamba

Ölümün en çok yakıştığı Beden

15/01/17 23:14_ 22/03/17  20:12

Sessiz
Çok sessiz bu yer 
Mekanik, duygusuz 
Yaşama dokunmayan sesler 
Çevreliyor

Sonra
Sıcak eller
Ufak eller
Yaşama tutunmamı gerektiğini 
Fısıldayan dokunuşlar 
Sarılıyor 

Ne yapmasını bilmeyen 
Bir yürekle, bir zihnin 
Kendi hikayelerini oynadıkları
Bir oyun bu bedende  

Şu siyah beyaz çizilmiş resimde 
Karanlık ormanın derinliğinde
Gizlenmiş külübemde 
Kendi dört duvarıma saklanmışım

İnatla sessizliğin içinde boğuluyorum
Boğuyorum kendimi için için 
Tüm kederime akıyorum kendimce
Ardımdaki herşeyi sürükleyerek

Hergün bir şiirimi yakıyorum 
Şöminede çatırdayan nemli odun alevinde
Gökyüzüne yükseliyor 
Hüzün

Yağmur olup yağmak için
Yeni ekinler vermek için 
Yeniden yeşermek için 
Daha da içimde 

İnatla atıyor  
Onun ki, benim ki 
Kulaklarımı tıkıyorum 
İnkar safhasındayım

O ise  
Halen bir umutla savaşıyor 
Bana doğru yürüyor
Beni kaybetmemek icin
Ölümün en çok yakıştığı bedeni 
Kurtarmak için
Bu döşekten
Büyümüş küçük elleri ile 
Uyandırmak için beni 
Sessizlikten 
Uğraşıyor 
Yıllarca olduğu gibi 

Masal gibi...
  
Oysa ben ölüyüm

11 Mart 2017 Cumartesi

Lotus

09/03/2017
00:34



Özlemişim
Tuşlarda gezinen parmaklar
Kurşun kalem ile silginin dansı
Kirli beyaz lastik parçaları 
Şairin kiri dökülmüş duruyor masada 

Vanilya kokulu bir mum 
Biraz da baharatımsı tütsü
Kendime seslendiğim bir ayin bu 
Orda düşlediğim bir resmi gerçekleştirdiğim
Belki de benim bilmediğim 
belliğimdeki bir izin  
Geçmiş hayatımın seslenişi 

Solist olmak istedim gene
Şef de, orda masanın köşesinde
Bir kadehte bekliyor 
Çalkalanıp yudumlanmak için 

Yaşamadığım yanlızlık
Yaşadığım mutluluk
Lotus çiçeği herşeyin cevabı 
Ben, benim içimden doğmalıyım
Yeni hayata 
Yeniden
Yeni karma ile 


12 Ocak 2017 Perşembe

Nutella

12/01/2017 09:57

Beliz'e
 
Kurşun kaleminden dökülen şiirlerin
İlki "Ekmek"ti
Sonrakiler şiir gibi aktı gitti
Kelimelerini, 
birer ekmek kırıntısı gibi topladım 
Avucumdan yiyen kuşlara fısıldadım
Şiirlerini, resimlerini 
Seni
Herşeyini

Şiirlerin
İçi sıcacık, halen hamur, ekmek 
Dışı ise çıtır çıtır
Sabırsızlanıyorum hemen bir ısırık için
Sofrada yakışsa da tüm yemeklere 
Vazgeçilmezdir
Ruhu çocuk olanlar için 
Nutella'yla
O kadar tatlısın işte