Tınılar vardır ya ?
Yaşanmışlığa seni mıhlayan
Ardından olduğun yerden söküp koparan
Tıpkı fırtınanın ağaca çizdiği kader gibi
Bir kez duydum !
Dinledim
Dilendim
Diledim
Bitmek bilmeyen acılarının dinmesini
Ama en çok
Seni
Tekrar ve tekrar
Bana sarılabilen seni
Oysa ki
Sadece anılarımda
Tatilimizdeki
Denizden esen meltemin kokusu
Güneşin tendeki tatlı sıcaklığı
Okşamıyor artık ruhumu
Çok oldu o küçük çocuk öleli
Muktedir değil mi bu zihin ?
Yok mu hükmü ?
Beni siyahlara çalan yüreğimin üstünde
" Ne yazık ki ! "
Ben o karanlığa hep mahkumum
Senin o hayat sevgin tükenirken
Benden de alıp götürdü
Hayatı sevebilmeyi unuttum
Hayatın beni nasıl sevebileceğini de
Çok oldu o küçük çocuk öleli
O tını
Tanımsız
Onunla Odana son kez koşarak giren ayak seslerinin patırtısı
Yüreğininki olsaydı ya
Olmadı
Susan sen oldun sadece
Ve
O tarifsiz hüznün sesi
Uğulduyor halen kulaklarımda
Çağırıyor beni
Uzaklaştıkça hırçınlaşan
Yaklaştıkça dinginleşen
Sonuna vardığımda
Huzur bulacağımı bildiğim yola
Gördüğüm tanıdık yüzler
Kimisi ağlayan, kimisi gülen
Ben, beni seyredebiliyorsam eğer
Sanırım
Son sözü susmakmış
Benim de yüreğimin
Şimdi doğum gününde
Yanında
Sonunda
Yanında
Sonunda